Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
2 Ağustos 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Üniversitede tasarım mı seçsem?

Üniversitede tasarım mı seçsem?

Mimarlıktan endüstriyel tasarıma, modadan oyun ve görsel iletişim tasarımına kadar yaratıcı meslekler; iklim krizi, yeni malzemeler ve yapay zekâyla birlikte hızla dönüşüyor. Üniversite tercihi yaparken yalnızca puana veya bölüm ismine değil, eğitimin atölye kültürüne, akademik kadrosuna, teknolojiyle ilişkisine ve üretim dünyasıyla kurduğu bağa bakmak gerekiyor.

Tam 2 milyon 187 bin 743 genç, bu günlerde geleceklerini belirleyecek kariyer tercihini yapıyor. Türkiye'de 200'ü aşkın yükseköğretim kurumu var, 130 kadarı devlete ait. YÖK Atlas'ı taradığınızda mimarlık lisans programının tek başına yaklaşık 100 üniversitede okutulduğunu görüyorsunuz. Üniversiteler bu branşları ayrı ayrı değil, "mimarlık ve tasarım fakültesi" veya "sanat, tasarım ve mimarlık fakültesi" gibi tek çatı altında topluyor. Bu ayrım, eğitim yaşamınızda tekniğe mi sanatsal ifadeye mi daha yakın olacağınızın ilk göstergesi olabilir.

YARATICILIK BİR SEKTÖR

Küresel yaratıcı ekonomi bugün 3 trilyon doları aşan bir büyüklükte ve UNCTAD'ın son raporuna göre 2022'de yaratıcı hizmet ihracatı 2017'ye göre yüzde 29 büyüyerek 1.4 trilyon dolara ulaştı. Eğer bir tasarım fakültesi seçecekseniz sadece küçük bir atölye değil, ülkeler arası ihracatta rol sahibi bir meslek seçtiğinizi bilmelisiniz.

Tasarım geniş bir alan, hangi bölüm sizi nereye taşıyabilir, ayrımları bilmekte yarar var. Mimarlık, sırf yapıların değil onlarla gelen yaşamın tasarımını da düzenleme işidir. Işığın, sesin, hareketin yapısal çevre ile nasıl konuştuğunu kurgular. Olasılıkla siz mezun olurken bu meslek iklim krizi ve sosyoekonomik baskılar ile daha restoratif kimliğe doğru kayacak. Yani sıfırdan bina dikmek yerine varolanı iyileştiren, karbonu, klimatizasyonu düşünen, malzeme bilgisi iyi mimarlar aranacak.

İç mimarlık (ben mekân tasarımı diyorum), mimarlardan daha dar bir ölçekte mekânın psikolojisiyle uğraşır. Bir ofisin insanı yorup yormadığına, bir hastanenin işlevsel olup olmadığına karar verir. Perakendede dolaşımı, yatak odasında iyi uykunun eşya ile bütünleşmesini düzenler. Özetle her ölçekte mekânsal tasarım gerçekleştirir. 

Her iki alanda eğitim alanlar, artık mimari aydınlatma tasarımı dediğimiz özelleşmiş branşa da geçebiliyor. Yapay ışık dünyada en büyük gelişim gösteren ticari alanlardan. Nöromimarlık dediğimiz, insan biyoritmine göre ışık ve mekân tasarlayan yaklaşım, her iki alanın bana göre en heyecan verici geleceği. Sağlık, eğitim ve çalışma yaşamının merkezine oturan ve geleceği parlak yenilikçi bir uzmanlık.

Benim de branşım olan endüstriyel tasarım, çevremizdeki her nesnenin (kaşıktan uçak kabinine) tasarlanması ile ilgilidir. Ergonomi, algı, malzeme teknolojileri ve son dönemde UX/kullanıcı deneyimi gibi alanlarda uzmanlaşırsınız. Döngüsel ekonominin yükselişiyle bu meslek de dönüşüyor: Artık tek seferlik ürün değil tamir edilebilen, parçalarına ayrılabilen, ikinci bir ömrü olan "ürün-hizmet sistemleri" tasarlayan endüstriyel tasarımcılara gereksinim var. İyi bir endüstriyel tasarım eğitimi, size sadece nesnelere yönelik değil organizasyonlara, yönetişim sistemlerine ilişkin herkesten farklı bir bakış açısı sunar. Bu bilgi ile ister tabure tasarlarsınız isterseniz uzay çalışmalarında yer alırsınız, size kalmış.

MODA VE OYUN SEKTÖRÜ DÖNÜŞÜYOR

Moda ve tekstil tasarımı, kumaşla düşünmeyi öğretir. Geleceğini daha çok laboratuvarda görüyorum: Mantardan deri, algden lif, kompostlanabilen tekstiller üzerine çalışan hem tasarımcı hem malzeme bilimci gibi düşünen bir kuşak şimdiden dünya podyumlarında kendine yer açıyor.

Oyun ve etkileşim tasarımı, son yılların en gözde işi oldu. Ekranın arkasındaki tüm unsurları tasarlayan, deneyimi kuran, bir uygulamanın neden elinizde bu kadar uzun kaldığını bilen insanlar bu mesleğe sahipler. Genişletilmiş gerçeklik ve mekânsal bilgisayar teknolojileri yaygınlaştıkça bu tasarımcılar artık sadece ekranı değil, fiziksel mekânı da kurgulayan bir role doğru yürüyor.

Bütün bu dallar aynı tasarım ilkeleriyle ile çalışıyor ama çok farklı gündelik yaşamlar vaat ediyor. Benim önerim, seçim yaparken sırf puanınıza değil o bölümün atölye kültürüne, hocalarının hangi alanda gerçekten üretim yaptığına, okulun sanayiyle temasına bakın. Bir stüdyoda geçirilecek dört yıl, bir sınıfta geçirilecek dört yıldan çok farklı bir şey öğretiyor; atölye imkanları sunmayan bir tasarım fakültesinde eksik kalırsınız.

Yapay zekâ konusunda endişelenmeyin. Bu araçlar tasarımcının elinden işini almıyor, elindeki olanakları değiştiriyor. Hatta şimdiden "yapay zekâ yönetmeni", "deneyim küratörü" gibi unvanlar konuşuluyor. Yani makinenin ürettiği kusursuzluğa karşı "insan işi" görünen bir içeriğe ve estetiğe bilinçli bir dönüş başladı bile. Tasarım, hem teknolojiyle entegre hem de en çok insana gereksinim duyan meslek haline geliyor. Bundan daha heyecan verici bir çelişki var mı bilmiyorum. Bu günlerde insanların tüm işlerini yapay zekâ aracılığı ile yaptırma telaşından çekinmeyin. Bunların tasarım alanında acı sonuçları yaşandıkça insan varlığının önemi yine artacaktır. Sadece teknolojiden uzak bir tasarımcı olmayın ve bu tür eğitim kurumlarını tercih etmeyin.

Hatta tercihlerinizi yaptıktan sonra okullarınızda eksik gördüğünüz konular için yetkililerinizi uyarın. Kabullenici değil, değişimci ve talepkar olun. Çünkü geçtiğimiz yüzyılın sistemleri adına bir geçiş dönemindeyiz ve pek çok üniversite kendini adapte etmeye çalışıyor; sizlerin beklentileri yön verici olur.

Yaşamınızın en güzel yıllarındasınız: Bir üniversite macerası, ilk ve ortaöğretimin tersine bir gencin özgürleştiği, sadece kariyerini değil, kendini de fark ettiği ve karakterinin önemli adımlarını attığı yerdir. Her gün içine gireceğiniz binanın, buluşacağınız hocaların bunda etkisi büyük olacak. Üniversite bir kültürdür. Tercih listenizi doldururken kendinize güvenin. Seçtiğiniz bu alan sizi bugünden tahmin edemeyeceğiniz mesleklere taşıyacak kadar hızlı değişiyor; bu belirsizlik korkulacak bir şey değil, tam tersine, tasarımı seçen biri için en cazip tarafı. Merakınızı kaybetmeyin, gerisi gelir.

Haber Orijinal Kaynağı