Türkiye, uzun yıllar boyunca uluslararası arenadaki jeopolitik ve iktisadi gücünü genç ve dinamik nüfus yapısı üzerine inşa etti. Ancak son yıllardaki rakamlar, bu tarihsel avantajın hızla aşındığını ve çok boyutlu bir yaşlanma sarmalına girdiğimizi ortaya koymakta. Nüfus yenilenme kapasitesinin kaybedilmesi, aile kurumunun kırılganlaşması, ekonomik baskılar ve bakım krizinin iç içe geçtiği bu süreç; Türkiye’yi doğrudan toplumsal ve iktisadi sürdürülebilirliği tehdit eden derin bir demografik dönüşümle