İnternette botlar insanları geride bıraktı
Cloudflare'ın 30 Eylül itibarıyla paylaştığı verilere göre web sitelerindeki isteklerin yüzde 64,4'ü botlardan, yüzde 35,6'sı ise insanlardan geliyor. Bu oran, internet altyapısındaki trafiğin büyük bölümünün artık doğrudan insanlar tarafından gerçekleştirilmediğini gösteriyor.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Arama motorlarının tarayıcıları ve internet performansını ölçen otomatik sistemler gibi geleneksel botlar uzun süredir insan trafiğini aşmış durumda. Son dönemde dikkat çeken değişim ise agentic AI botlarının, yani kullanıcı adına internette arama yapan ve farklı web sayfalarını ziyaret ederek bilgi toplayan yapay zeka sistemlerinin hızla yayılması.
Bu trafik, kullanıcı bir yapay zeka sohbet penceresinden yanıt alırken görünür olmayabiliyor. Ancak arka planda yapay zeka ajanlarının ziyaret ettiği web sayfaları gerçek internet trafiği oluşturuyor.
Web sayfalarının üçte birinden fazlasında yapay zeka izi
İnternetteki değişim yalnızca sayfaları kimin ziyaret ettiğiyle sınırlı değil. Pew Research Center'ın araştırmasına göre ChatGPT'nin Kasım 2022'de kullanıma sunulmasından sonra yayınlanan web sayfalarının yüzde 35'inden fazlasında yapay zeka tarafından yazılmış veya düzenlenmiş içerik izleri bulunuyor.
Teknik tanımı bir yana bırakırsa internet, insanlığın ortak hafızası, bilinci ve tarihteki en büyük buluşma alanı konumundaydı. Ama artık durum bu değil. Tam aksine, yapay zekaların buluştuğu bir yer haline gelmiş durumda. İnsanlar ise azınlık.
Ancak bu tip bakışlar haklı olsalar bile çok yüzeysel kalıyor. Çünkü temel sorun yapay zekanın internette içerik toplayıp size bunu bir şekilde vermesi değil. Bu veriler aynı zamanda yeni AI modellerinin öğrenme ve bilgi süreçlerine de dahil ediliyor.
Bu risk yalnızca haberlerle sınırlı değil. Sağlık, bilim ve diğer kritik alanlardaki güvenilir kaynakların gelir kaybı nedeniyle küçülmesi veya kapanması durumunda geriye daha düşük kaliteli içerikler kalacak. Sonraki yapay zeka modelleri de bu içerikleri kaynak olarak kullanacak.
Şimdi kısaca derleyecek olursak yapay zeka, artık internette insanlardan daha fazla vakit geçiriyor ve siteleri ziyaret ediyor. Aynı yapay zeka, web sitelerinin içerik üretiminde daha fazla pay alıyor. Aynı yapay zeka, kendi ürettiği içeriği (hatalı olsun veya olmasın) insan kullanıcıya sunuyor. Bu sunum Gemini, Claude, ChatGPT veya doğrudan Google AI modu veya özeti olarak veriliyor. İnsan kullanıcı, aradığı bilgiye ulaştığı için içeriğin üretildiği web sayfasını ziyaret etmiyor. Üreticinin geliri düşüyor, insan editör, içerik üretici veya yayıncı için süreç sürdürülemez hale geliyor ve içerik üretimi daha da otomatikleştiriliyor.
OpenAI ve Microsoft'un belgelerinde "doom loop" uyarısı
Yapay zeka ile internet arasındaki bu ilişkiye yönelik en dikkat çekici ayrıntı ise OpenAI ve Microsoft'a ilişkin yakın zamanda kamuoyuna açılan mahkeme belgelerinde yer alıyor.
Şirketler, internetteki bu durumun ve tehlikenin oldukça farkında.
Dava belgelerinde şirketlerin yapay zeka sistemlerinin internet üzerindeki içerik üreticilerini ve yayıncıları ekonomik açıdan zor durumda bırakabileceğine ilişkin değerlendirmeler yer alıyor. Microsoft Applied Science Direktörü Brent Hecht'in görüşleri belgelerde özellikle öne çıkıyor. Hecht, yapay zeka modellerinin internetten büyük miktarda veri toplamasını son derece büyük ölçekli bir emek hırsızlığı olarak nitelendirirken sistemlerin yayıncılar için varoluşsal bir tehdit oluşturabileceği yönündeki değerlendirmeler de dosyada aktarılıyor.
Ancak belgelerde daha kurumsal bir uyarı da bulunuyor. Microsoft'a ait bir dokümanda, yapay zeka içerik stratejisinin "doom loop" olarak tanımlanan ve hem modellerin performansını hem de internetin tamamını olumsuz etkileyebilecek bir döngü oluşturduğu ifade ediliyor.
Mantık ise oldukça basit. Yapay zeka sistemleri kaliteli insan üretimi içeriklere ihtiyaç duyuyor ancak aynı sistemler bu içeriklere doğrudan alternatif haline geldikçe, söz konusu içeriği üreten yayıncıların ekonomik temeli zayıflıyor.
Microsoft belgelerinde bu nedenle büyük dil modellerinin kendi içerik tedarik zincirini tehdit ettiği ve modellerin eğitim verisini oluşturan insanların emeğinin yerini almalarının gerçek bir risk olduğu belirtiliyor. Yani yapay zeka sistemleri bir yandan internetten beslenirken diğer yandan onları besleyen içerik ekosistemini de yok ediyor.
Arama sonuçları yerine doğrudan yapay zeka yanıtları
Google'ın AI özetleri ve AI modu özelliği de bu tartışmanın önemli parçalarından biri. Davada yer alan uzman değerlendirmelerinden birine göre Google AI özetleri, bazı yayıncıların arama yönlendirmelerinde yüzde 20 ila yüzde 60 arasında düşüşe yol açmış olabilir. Başka bir değerlendirmede ise Google Arama ve Keşfet üzerinden yayıncılara gönderilen aylık trafiğin AI özetlerinin kullanıma sunulmasından sonra önemli ölçüde gerilediği belirtiliyor.
"Ölü internet" teorisi yeniden gündemde
Tüm bu gelişmeler, son yıllarda yeniden ilgi gören Dead Internet Theory, yani "Ölü İnternet Teorisi" tartışmasını da güçlendiriyor. Teori, internet üzerindeki içerik ve etkileşimlerin büyük bölümünün insanlar yerine botlar ve yapay zeka sistemleri tarafından üretildiği fikrine dayanıyor.
Teorinin ilk ortaya çıktığı dönemde bu yaklaşım oldukça uç bir iddia olarak görülüyordu. Ancak bot trafiğindeki artış ve yapay zeka tarafından üretilen içerik miktarına ilişkin yeni veriler, teorinin dayandığı bazı varsayımların artık ölçülebilir hale geldiğini gösteriyor. Bununla birlikte mevcut veriler henüz insanlar internette elini ayağını çektiğini göstermiyor.
İnsanlar halen web üzerindeki içeriklerle yoğun biçimde etkileşime giriyor. Değişen nokta, yapay zeka sistemlerinin web sayfalarını ziyaret etme ve içerik tüketme sıklığının insan trafiğini aşması.
İnternetin geleceği için asıl risk ne?
Ortaya çıkan tablo, internetin bir anda ortadan kaybolmasından çok, insan temelli güvenilir içerik üretiminin ekonomik olarak sürdürülemez hale gelmesi riskine işaret ediyor.
Üstelik aynı anda internet daha fazla otomatik içerikle doluyor. Sonuçta yapay zeka, kendisini besleyen kaliteli veri kaynağını zayıflatırken kendi ürettiği içeriklerin internet üzerindeki ağırlığını artırabilir. "Doom loop" tartışmasının temelinde de bu çelişki yatıyor.
Kullanıcı açısından en güvenli yaklaşım ise yapay zeka tarafından verilen yanıtları nihai kaynak olarak görmemek. Özellikle haber, sağlık ve bilim gibi doğruluğun kritik olduğu konularda yapay zeka özetinin arkasındaki kaynağa ulaşmak, içeriğin kim tarafından hazırlandığını kontrol etmek ve mümkün olduğunda bilgiyi birincil kaynaklardan doğrulamak önem taşıyor.