Yiyecek-içecek sektöründe artan maliyetlerle mücadele eden işletmeler, profesyonel fotoğraf çekimlerine bütçe ayırmak yerine üretken yapay zeka araçlarına yöneliyor. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Restoran Birliği verileri, işletmecilerin yaklaşık yüzde 26'sının özellikle pazarlama süreçlerinde yapay zekadan yararlandığını ortaya koyuyor.
Görsellerdeki gariplik tekinsizlik hissi uyandırıyor
Tokyo’da örümcek ağını andıran ekmeklerden Berlin’de plastiğe benzeyen makarnalara kadar dünyanın dört bir yanında viral olan görüntüler, insan zihninde derin bir rahatsızlık hissini tetikliyor. Bilim insanları bu tepkiyi, robotik alanında tanımlanan ve gerçeğe çok yaklaşan ancak ufak yapaylıklar barındıran nesnelerin insanda yarattığı ürpertiyi ifade eden "tekinsiz vadi" kavramıyla açıklıyor.
Almanya’daki Duisburg-Essen Üniversitesi araştırmacıları, insanoğlunun bozuk veya zararlı yiyeceklere karşı evrimsel olarak geliştirdiği biyolojik savunma mekanizmasının devreye girdiğini belirtiyor. Tüketiciler, doğala benzeyen fakat detaylarında terslik bulunan bir yiyeceği içgüdüsel olarak "güvensiz" kabul ediyor ve o restorandan uzak durmayı tercih ediyor.
Maliyet tasarrufu müşteri kaybına dönüşüyor
İşletmeler bütçeden tasarruf etmek amacıyla bu yola başvursa da internette alay konusu haline gelen veya yanıltıcı bulunan afişler ciddi ticari kayıpları beraberinde getiriyor.
Samimiyet ve doğallık ön plana çıkıyor
Sektör temsilcileri, yapay zekanın personel vardiyaları veya maliyet hesaplamaları gibi arka plan operasyonlarında verimli olduğunu ancak tabağın kendisini pazarlamak için kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.
Uluslararası Mutfak Profesyonelleri Derneği yetkilileri, hiçbir işletmenin yapay zekanın ürettiği o gerçeküstü tabağı masaya koyamayacağına dikkat çekiyor.