Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yurt dışında verilen boşanma kararlarının Türkiye'de tanınmasına ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Belçika'da boşanan bir çiftin davasında, yabancı mahkeme kararının karekodlu belgelerle sunulması yeterli görülmedi. Yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı Yargıtay tarafından onandı.
Karar, yurt dışında boşandıktan sonra bu kararın Türkiye'de de hukuken tanınmasını isteyen yurttaşlar açısından önem taşıyor.
BELÇİKA'DA BOŞANDILAR, TÜRKİYE'DE DAVA AÇILDI
Belçika'da yaşayan D.O. ve E.O. çifti, ülkedeki mahkemenin kararıyla boşandı. E.O., boşanma kararının Türkiye'de de geçerli olması amacıyla Eskişehir 5. Aile Mahkemesi'nde tanıma davası açtı.
Dava kapsamında Belçika mahkemesinin boşanma kararı ve kararın kesinleştiğini gösteren belgeler, karekodlu evraklar halinde mahkemeye sunuldu. Ancak mahkeme, bu belgelerin ilgili mevzuatta öngörülen onaylı belge şartını karşılamadığına hükmetti.
Uluslararası onaylı belgenin aslının dosyaya sunulmaması üzerine davanın reddine karar verildi.
YARGITAY RET KARARINI ONADI
Yerel mahkemenin kararına itiraz edilmesinin ardından dosya önce istinafa, ardından Yargıtay'a taşındı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Eskişehir 5. Aile Mahkemesi'nin ret kararını onadı. Böylece söz konusu davada karekodlu belgelerin, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de tanınması için aranan usul şartlarını karşılamadığı yönündeki karar kesinleşti.
"KAREKODLU BELGELER YETERLİ GÖRÜLMEDİ"
D.O.'nun avukatı Aslıcan Özgür İleli, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada kararın yurt dışında boşanan Türk vatandaşları açısından önem taşıdığını söyledi.
İleli, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 53. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının usulüne uygun onaylanmış aslının veya mahkemece onaylanmış örneğinin ve onaylı tercümesinin sunulması gerektiğini belirtti.
Davada bu koşulların yerine getirilmediğini savunduklarını aktaran İleli, şu ifadeleri kullandı:
“Biz de cevap dilekçemizde Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 53. maddesini dayanak göstererek belgelerin usulüne uygun sunulmadığını belirttik. Karşı tarafın itirazı üzerine dosya önce istinafa ardından Yargıtay'a taşındı. Yargıtay da yerel mahkemenin kararını onadı. Dijital ve karekodlu uygulamaların, kanunun aradığı onaylı belge şartını ortadan kaldırmayacağı yönünde karar verilmiş oldu.”
"KARARIN EMSAL NİTELİĞİ TAŞIDIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ"
Yurt dışında resmi işlemlerin büyük ölçüde elektronik ortamda gerçekleştirildiğini hatırlatan İleli, bazı ülkelerde fiziki evraklar yerine karekodlu ve elektronik imzalı belgelerin kullanıldığını belirtti. Daha önce benzer davalarda karekodlu belgelerin kabul edildiği örnekler bulunduğunu söyleyen İleli, bu dosyada farklı bir değerlendirme yapıldığına dikkat çekti.
İleli, “Daha önce gördüğümüz davalarda karekodlu evrakların kabul edildiği de oldu ancak bu davada karekodlu belgeler yeterli görülmedi. Bu nedenle kararın emsal niteliği taşıdığını düşünüyoruz” dedi.
YURT DIŞINDA BOŞANANLAR NELERE DİKKAT ETMELİ?
Kararın ardından, yabancı ülkelerde alınan boşanma kararlarının Türkiye'de tanınması için sunulacak belgelerin usulüne uygun hazırlanmasının önemi bir kez daha gündeme geldi. Avukat İleli'nin açıklamasına göre, yabancı mahkeme kararının ilgili ülke makamlarınca onaylanmış aslı veya kararı veren mahkeme tarafından onaylanmış örneği ile onaylı tercümesinin sunulması gerekiyor.
Bu nedenle yalnızca karekodlu bir belgenin bulunması, her durumda Türkiye'deki yasal belge şartlarının karşılandığı anlamına gelmiyor. Yargıtay'ın onadığı karar da karekodlu belgelerin tek başına yeterli görülmediği somut bir örnek olarak öne çıkıyor.