Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
6 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Yıllık ve çeyreklik büyüme farklı şeyler mi söylüyorlar?

Yıllık ve çeyreklik büyüme farklı şeyler mi söylüyorlar?

İç talep düşerken, dışarıya (bir çeyrek öncesine kıyasla) daha fazla mal satmış, dışarıdan ise daha az mal satın almışız. Oysa ihracat önceki iki çeyrekte önemli ölçüde düşmüştü. Liranın reel değeri ve buna bağlı olarak tekstil, giyim ve deri sektörlerindeki ihracat düşüşü dikkate alındığında, ihracattaki bir çeyreklik artışın sürüp sürmeyeceği haklı bir soru oluyor.

Büyüme açısından durum ‘kötü’ görünüyor

Büyümeye, bizde alışılageldik biçimde “bir yıl öncesinin aynı çeyreğine kıyasla ne olmuş” diye bakılınca tersi bir durum ortaya çıkıyor. İkinci grafik, yıllık büyüme oranının aynı dönemde baş aşağı gittiğini gösteriyor. Dolayısıyla, bu yılın ikinci çeyreğindeki yıllık büyüme öncekilerden daha düşük: Yüzde 2,3. Üstelik bu değer son 60 yıllık ortalama büyüme oranımızın yarısına denk geliyor. Sadece yıllık büyüme oranına göre değerlendirme yapılacak olursa, büyüme açısından durum ‘kötü’ görünüyor. Dahası, aynı dönemde enflasyonun da yüzde 32’den ancak ‘milim’ saptığı ya da farklı bir ifadeyle o düzeyde çakılı kaldığı dikkate alındığında, uygulanmakta olan (çok eksik) programın başarısız olduğu gün gibi ortaya çıkıyor.

Peki, çeyrek dönemlik büyüme oranlarına göre son çeyrekte oldukça yüksek bir oranda büyümemizi bu tabloda nereye oturtacağız? Onu nasıl yorumlayacağız? Alt bileşenlerine inilince bu soruları yanıtlamak mümkün oluyor. GSYH’nin en büyük alt kalemi olan özel tüketim harcamaları ikinci çeyrekte (bir çeyrek öncesine göre) yüzde 1,3 oranında azalmış (bir önceki çeyrekte de azalmıştı). Payı tüketim kadar olmasa da dalga boyutu tüketimden çok daha şiddetli olduğu için neredeyse tüketim kadar büyümeyi etkileyen yatırım harcamaları ise ne artmış ne azalmış. Devletin tüketim harcamalarında da düşüş var.

Programın olumlu yönde değişeceğinin işareti yok

Peki, bu değirmenin suyu nereden gelmiş? Farklı bir ifadeyle, yüzde 1,1 çeyreklik, yüzde 4,5 yıllıklandırılmış büyüme nasıl olmuş da olmuş? Olmuş çünkü geriye kalan net ihracat (ihracat eksi ithalat) kalemi çarpıcı biçimde yükselmiş: İhracattaki artış yüzde 6,2, ithalattaki azalma ise yüzde 1,8 düzeyinde. İç talep düşerken, dışarıya (bir çeyrek öncesine kıyasla) daha fazla mal satmış, dışarıdan ise daha az mal satın almışız. Oysa ihracat önceki iki çeyrekte önemli ölçüde düşmüştü. Liranın reel değeri ve buna bağlı olarak tekstil, giyim ve deri sektörlerindeki ihracat düşüşü dikkate alındığında, ihracattaki bir çeyreklik artışın sürüp sürmeyeceği haklı bir soru oluyor.

Bundan sonrası? Mevcut (çok eksik) program altında daha fazlasını beklememek gerekiyor. Peki, program değişir mi? Olumlu yönde değişeceği yönünde bir işaret yok. Zira değişikliğin olumlu olması için mevcut programın eksikliklerinin giderilmesi gerekiyor. En büyük eksiklikler neler? Hızlı ve adil çalışan bir yargı sistemi, düzgün bir ihale yasası, kendilerine duyulan güvenin yerle bir olduğu kurumların yeni bir yapıya kavuşturulmaları ve düzgün bir sanayi politikası. Ufukta böyle bir program var mı? Yok. Aksine seçim yaklaşıyor. Ekonomi programının seçim nedeniyle değişmesi beklenir ama seçim ekonomisi yönünde. O da ekonomik istikrar açısından iyi olmaz.

Galeri

Web sitemizden ayrılıyorsunuz

Haber Orijinal Kaynağı