Küresel pazarda yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Türk yurt dışı müteahhitlik sektörü temsilcileri dünya liginde yine ön sıralardaki yerini aldı. Engineering News Record (ENR) dergisinin açıkladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi” sonuçları, Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası alandaki gücünü bir kez daha tescilledi. Ticaret Bakanlığı'nın yaptığı yazılı açıklamaya göre, ENR'nin 2024 yılı listesinde 43, 2025 yılı listesinde 45 Türk firması yer alırken, 2026 yılı listesinde Türk firma sayısı 48’e yükseldi ve rekor bir başarıya imza atıldı. Firma sayısı itibarıyla, 75 firmayla birinci sırada yer alan Çin Halk Cumhuriyeti’nin ardından, 48 firma ile Türkiye ikinci sırada bulunuyor.
PROJELERİN DEĞERİ 24,9 MİLYAR DOLAR
2025 yılında 48 Türk müteahhitlik firmasının üstlendikleri uluslararası projelerin değeri 24,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2024 yılında bu değer 20,8 milyar dolar seviyesindeydi. Türk müteahhitlerinin, listede yer alan 250 firmanın toplam proje büyüklüğü içindeki payı yüzde 4,5 oldu. Uluslararası proje değerleri itibarıyla Türk müteahhitlik sektörü Çin, Fransa, İspanya, ABD, Güney Kore, ve İtalya’dan sonra geçen yıla göre iki sıra yükselerek, Japonya, Hollanda ve Hindistan’ın önünde bu yıl dünya 7’nciliğini elde etti.
İLK 100'DE 7 TÜRK FİRMASI YER ALDI
2026 yılı listesinde ilk 100 firma arasına 7 Türk firması girmeyi başardı. Bunların 2’si ise ilk 50 firma arasında yer alarak uluslararası müteahhitlik sektöründe Türkiye’nin prestijini daha da güçlendirdi. 2026 raporunda yer alan 2025 yılı verilerine göre, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firmasının toplam gelirleri, yüzde 9,7 artışla 550,6 milyar dolara çıktı. Küresel müteahhitlik pazarı büyümeye devam ederken; jeopolitik belirsizlikler, tedarik zinciri aksaklıkları, maliyet artışları, nitelikli işgücü eksikliği ve iklim değişikliğine bağlı olumsuz hava koşulları sektörün temel sorunları olarak öne çıkıyor. Uluslararası pazarlarda büyüme sürerken; yerel ortaklıklar, risk yönetimi, teknik kapasite, dijitalleşme ve kamu-özel iş birliği (PPP) gibi daha kapsamlı iş modelleri firmaların rekabet gücünü artıran unsurlar olarak dikkat çekiyor.