1960'larda psikologlar bir ilkokulda öğrencilere zeka testi yapacaklarını söylerler. Testin ardından öğretmenlere, sınıftaki rastgele seçilmiş bazı öğrencilerin "akademik olarak patlama yapmaya çok yakın dahi çocuklar" olduğunu (hiçbir gerçek temeli olmadan) söyler. Bir yıl sonra aynı öğrenciler tekrar test edildiğinde, o "özel" olarak etiketlenen çocukların notlarının ve zeka puanlarının diğer öğrencilere kıyasla devasa bir sıçrama yaptığı görülür.
Peki o çocuklar gerçekten dahi miydi? Hayır. Onları değiştiren tek şey, öğretmenlerin onlara karşı beslediği gizli beklentiydi.
BEKLENTİNİN DAVRANIŞLARI ŞEKİLLENDİRME GÜCÜ
Pygmalion Etkisi şu mekanizmayla çalışır: Bir kişi sizin hakkınızda yüksek bir beklentiye sahip olduğunda (örneğin "Bu çocuk çok zeki" veya "Bu insan bu işi kesin başarır"), size karşı olan tavırları, beden dili, ses tonu ve verdiği destek tamamen değişir. Sizi daha çok dinler, hata yaptığınızda daha çok tolerans gösterir ve size daha fazla alan tanır.
Buna karşılık, bir insan sizin hakkınızda "Zaten tembel, başaramaz" önyargısına sahipse, size daha az fırsat verir, en ufak hatanızda yüzünü ekşitir. Bir süre sonra birey, çevresinden gördüğü bu tutumu içselleştirerek kendi potansiyelini o dar alana hapsetmeye başlar. Başkalarının inançları, görünmez bir yazar gibi hayatımızın senaryosunu yazmaya başlar.