"Ben kimim?", "Farkındalık nasıl oluşur?" ve "Bilinç ne zaman başlar?" soruları yüzyıllardır tıp ve felsefe dünyasının en zorlu araştırma alanları arasında yer alıyor. Geleneksel nörobilim anlayışı, öznel deneyimlerimizin ve bilincimizin beynin dış yüzeyini kaplayan kıvrımlı serebral korteks (beyin kabuğu) bölgesinden kaynaklandığını kabul ediyordu. Ancak Harvard Tıp Fakültesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi araştırmacılarının imzasını taşıyan yeni rapor, bilincin merkezine dair yerleşik bilimsel ezberleri kökünden sarsıyor.
The Neuroscientist dergisinde yayımlanan araştırmaya göre bilim insanları, insana özgü benlik duygusunu ve farkındalık hissini onlarca yıldır beynin yanlış bölgesinde arıyor olabilir.
ACI DUYUSU VE BEYİN KABUĞU ARASINDAKİ GİZEMLİ KOPUKLUK
Nörobilimciler Marshall Devor ve Mark Baron, teorilerini destekleyen en somut biyolojik ipucunun "acı" kavramı olduğunu ifade ediyor. Görme, işitme ve koku alma gibi duyuların beyin kabuğunda doğrudan karşılığı bulunurken, acı deneyiminin kortekste net bir merkezinin olmaması dikkat çekiyor.
Deneylerde beyin kabuğu uyarıldığında hayali ışıklar veya sesler oluşturulabilirken, acı hissinin tetiklenemediğini vurgulayan uzmanlar, tehlikenin tespiti ile acının öznel olarak "hissedilmesi" süreçlerinin tamamen farklı olduğunu belirtiyor. Bu durum, acının ve ona eşlik eden öznel farkındalığın korteks tarafından değil, beynin en ilkel katmanları tarafından üretildiğini gösteriyor.
GRİ TONDA RESME RENK KATAN İLKEL BİYOLOJİK MEKANİZMA: BEYİN SAPI
Araştırmacılar, bilincin temelini oluşturan varlık hissinin, beynin tabanında yer alan ve omurilikle bağlantıyı sağlayan "beyin sapı" bölgesinden kaynaklandığını savunuyor. Evrimsel olarak sürüngenlerden insanlara kadar tüm omurgalılarda korunan bu en eski yapı; solunum, kalp atışı ve uyanıklık gibi temel yaşam fonksiyonlarını yönetmesiyle tanınıyor.
Devor ve Baron’un geliştirdiği modele göre; beyin sapı insan zihnine "var olma" hissini ve öznel derinliği sunarken, gelişmiş beyin kabuğu (korteks) ise sadece bu hissin içini veri ve bilgilerle dolduruyor. Bilim insanları bu durumu, "Beyin sapı, korteksin işlediği gri tonlamalı siyah-beyaz veriye hayat ve renk katan temel duygusal taddır" şeklinde tanımlıyor.
HAYVANLAR ALEMİNDE BİLİNÇ SANILANDAN ÇOK DAHA YAYGIN OLABİLİR
Serebral korteksi ağır hasar görmüş veya doğuştan bu dokudan yoksun çocukların yanı sıra beyin kabuğu çıkarılan hayvanların da acıya, sevince ve çevreye karşı bilinçli tepkiler verebildiğini hatırlatan nörobilimciler, temel farkındalığın karmaşık bir kortikal yapıya ihtiyaç duymadan da var olabileceğini ifade ediyor.
Bilincin kökeninin evrimsel olarak bu denli eski bir yapıya dayanması, öznel deneyim kapasitesinin yalnızca insanlara özgü olmadığını, doğadaki pek çok canlı türünde sanılandan çok daha yaygın biçimde bulunabileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, insanın gelişmiş serebral korteksinin bu ilkel temel üzerine inşa edilerek çok daha karmaşık ve zengin bir bilinç deneyimi ürettiğinin de altını çiziyor.