Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
2 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Yahya Kemal

Yahya Kemal

Yeni “transfer” dedikoduları da gündemdeyken Cumhuriyet’in dünkü haberine göre, Üsküdar Belediyesi’ne yapılan operasyonla birlikte, İstanbul’daki 15 ilçe belediye başkanı görevlerinden uzaklaştırılmış oldu ve 2024 yerel seçimlerinde CHP’ye verilen oyların tersine, yönetimleri İktidara devredilen ilçe belediyelerinde gasp edilmiş olan oy sayısı 1 milyon 382 bin 746’ya ulaştı.

Ülke çapındaki sayılar çok daha yüksek elbette.

Sandık sonuçlarını tersine çeviren bu operasyon, Demokrasi’ye, yani rejime “Darbe” demektir.

Babamın dostluğu sayesinde Çarşıkapı’daki mütevazı evimizin yemek sofrasında tanıştığım Yahya Kemal, Hayal Şehir adlı şiirinde, güneşin batarken bina camlarında oluşturduğu altın renginden, İstanbul’un binlerce yıllık tarihini ve ihtişamını özler ve yaşanan yoksulluk gerçekliğinin yarattığı düş kırıklığını vurgular.

Üsküdar üzerinden betimlenen “Hayal Şehir”, rüya ile gerçeğin, tarihsel bir ihtişamı anımsatan bir an ile hüzünlü bir yoksulluğun, buluştuğu bir simgedir.

Bugün aynı şehir, Cumhuriyet ve Demokrasi umudu ile beslenen bir hayalin bir kâbusa, bir karabasana dönüşmesini yaşamaktadır!

Salı günkü yazımda, Yahya Kemal göndermem çok beğenilince, bu kez de üstadın ikinci Üsküdar şiiri üzerinden de bir gönderme daha yaptım.

Üsküdar trajedisi, şiirdeki “ALTIN HARFLERLE” tarihe ve geleceğe kazınsın diye! (Cinas’a dikkat!)

Bu kez, kafiyelere de dikkat ederek, aynı vezni tutturma çabası ile bir mersiye!

HAYÂL ŞEHİR 

Git bu mevsimde, gurup vakti, Cihangir’den bak!

Bir zaman kendini karşındaki rü’yâya bırak!

Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;

Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan;

O ilâh isteyip eğlence hayalhânesine,

Çevirir camları birden peri kâşânesine.

Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka

Benzer üç bin sene evvelki mutantan şarka.

Mestolup içtiği altın şarabın zevkinden,

Elde bir kırmızı kâseyle ufuktan çekilen,

Nice yüz bin senedir şarkın ışık mîmarı

Böyle mâmûr eder ettikçe hayâl Üsküdar’ı.

O ilâhın bütün ilhâmı fakat ânîdir;

Bu ateşten yaratılmış yapılar fânîdir;

Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla batı.

Az sürer gerçi fakîr Üsküdar’ın saltanatı;

Esef etmez güneşin şimdi neler yıktığına;

Serviler şehri dalar kendi iç aydınlığına,

Ezelî mağrifetin böyle bir iklîminde

Altının göz boyamaz kalpı kadar hâlisi de.

Halkının hilkati her semtini bir cennet eden

Karşı sâhilde, karanlıkta kalan her tepeden,

Gece, birçok fıkarâ evlerinin lâmbaları

En sahîh aynadan aksettiriyor Üsküdar’ı

HAYAL ŞEHRE MERSİYE 

Git bu mevsimde, akşam vakti, Cihangir’den bak!

Sandığın ışığını karanlık semte bırak!

Hükmün gölgesi düşmüş kırık camlardan.

O iktidar isteyip kendi divanhanesine,

Çevirir meclisi birden kapalı kâşanesine.

Som ateştir bu fermanlarla bütün karşı yaka

Benzer eski zamandaki mutantan tuzağa.

O hükmün bütün ilhamı fakat ânîdir;

Bu acele kurulmuş tahtlar fânîdir;

Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla vicdan

Çok çabuk yıpranır gasbedilmiş kaftan!

Ezelî hakkın böyle bir iklîminde

Kuvvetin göz boyamaz kalpı kadar hâlisi de.

Halkın sandığı dururken gasp ettiler zorla,

Sinem’deki Üsküdar’ı ele geçirdiler sanki tarla.

Milli vicdanı çiğneyip koltuğa oturdular,

Seçim hakkını ayaklar altında kotardılar.

Cihangir’den bakınca rüya birden söndü,

Camlardaki hayal şehir zindana döndü.

Seçilmiş başkan karanlıkta kaldı mahpus,

Milli irade ezildi, yok oldu sus pus.

Halkının iradesi her semtini bir cennet eden!

Haber Orijinal Kaynağı